İnsanın başkasını, yeri geldiğinde kendini bile değiştirebildiği nerde görülmüş? Ya kabul edersin ya da çeker gidersin. Üçüncü bir seçenek yok. Ama yılların getirdiği, bedeli ağır bir malumat bu, gençlikte pek bilemezsin.
İnsan hep bir gün çok mutlu olacağına inanır. Şimdi değildir, ama bir gün muhakkak, hak edilen o mutluluk gelip kendisini bulacaktır. Gelecekte muğlak bir takvim yaprağına mühürlenmiş o günü, ufak tefek engellerin ayak altından çekileceği münasip bir zamana erteler durur insan.
Müzeyyen gene de, “hadi gir bir duş al da kendine gel” diye üsteledi. Bu kadının hayattaki her derde bulduğu ilk deva budur. Anan da ölse duşa yolllar, böbreğini de alsalar duşa yollar.
Dilrubam, gülüm, bülbülüm, güneşim, ayım, hayattan kesecek kadar bile ümidim kalmadığı bir demde tüm benliğimi saran ılık sonbaharım…
Son birkaç haftadır günüm, gecem, uykum, düşüm, uyanışım hep o..