Çok yıllar önce okumuştum. Amerikalı bir zenci düşünürün kitabını: "Ben doğuyu birkaç kez dolaştım. Halkın arasına karıştım. Kahvehanelerde çubuk çekenleri, nargile höpürdetenleri gördüm. Bu kimselerin bütün mesaileri, gayretleri güneş üzerlerine vurunca, hasır sandalyalarını gölgeye taşımaktan ibaretti. Ve kendi kendilerine konuşuyorlardı: "Niçin ortada betbereket kalmadı? Biz niye bu hâle düştük?"