"Neden? Çünkü insanlık bizim için yepyeni bir tanrı gibi. Her şey insanlık için ve insanlar her şeyin üstünde. Her bir hayat herkes için ve tüm hayatlar tek bir hayat için!..."
Bizler sadece bedenen köleleştirilmişken sizler ruhen zincire vurulmuşsunuz. Siz, sizi çökerten ağırlığın, önyargıların ve alışkanlıkların altından kalkamazsınız. Öte yandan bizi ruhen köleleştirmek mümkün değildir. İstemeden ruhumuza zerk ettiğiniz panzehir, yıllarca boynumuza vurduğunuz zehirli zincirden artık çok daha güçlü. Bu panzehir günbegün işçilerin ruhuna da işliyor. İçimizdeki alevler daha da harlanıyor. Artık idealleriniz için savaşamayacağınızı ayan beyan görmekteyiz. Dönüp bir kendinize bakın! Tarihi adaletin kamçısından korunmak için elinizden gelen her şekilde argümanlarınızı sundunuz ve kendinizi tükettiniz. Düşünce bağlamında üretebileceğiniz hiçbir şey kalmadı. Ruhen çöktünüz. Bizim fikirlerimiz ise baharda patlayan bir tomurcuk gibi her gün büyüyüp serpiliyor. Özgürlük savaşı için mücadele etmeye hazırl nan kitleleri durdurmaya gücünüz yetmeyecek.
"Peki, eğer gerçekten Tanrı varsa neden yardımını bizden esirgiyor? Neden dünyanın insanlar arasında ikiye bölünmesine müsaade ediyor? Madem bu kadar merhametli, neden insanın insana işkence etmesine, insanların birbirini kandırmasına ve tüm bu kötülüklere izin veriyor?"
"Bir kitapta okumuştum. Ruhsuz yaşam' diye bir ifade geçiyordu. Bunun ne demek olduğunu hemen anlayıverdim, çünkü bunu bizzat yaşıyordum. İnsanın kafasında elbette bazı fikirler oluyor ama bu fikirler birbiriyle bağlantılı olmuyor. Hayatımız, tıpkı başında çoban olmayan bir koyununki gibi akıp gidiyor. Bunları bir araya getirecek bir lider de olmayınca insanlar ne yapması gerektiğini bilmiyor. İşte, ruhsuz hayattan anladığım tam olarak bu. Bir şeyleri anlamaya başladığımdaysa arkama bakmadan kaçıp gitmek istedim."
"Bu hayatta zorlukların en acısını tecrübe eden insanların sorumlusu zenginler ve onlara hizmet eden uşaklarıdır. Bu uşaklar zenginlerin daha da zenginleşmesine zemin hazırlamaktadır. İnsanlar dünyevi acıya aldırış etmeden zindanlarda çürüyen sınıfdaşlarına destek olmalıdır. Acı çekmeyi göze alamayanlar asla mutluluğa ulaşamazlar. İnsanlar nadiren bunun zorlu bir yol olduğunu kabul edip harekete geçiyorlar. Ancak bir kez doğru safta yerlerini alsalar, eminim ki asla o safları terk etmezler. Doğru yolda olduğunuzu ancak doğru safta yer aldığınız zaman anlayabiliyorsunuz. Bu insanlar küçük başarı ve mücadelelerle tatmin olmazlar. Onlar ancak tüm sahteliği ve açgözlülüğü yendikleri zaman başarılı olduklarını hissederler. Herkes tek bir hamurdan yoğrulana kadar, herkes tek bir seste, 'Dünyanın hâkimi benim ve eşit kurallarını yalnızca ben oluşturabilirim,' dediği zaman doygunluğa ulaşırlar."