Prometheus

Prometheus
@Prometheus___
Deus, volo te videre me.
"Dünyadaki tüm işçilerin başlarını kaldıracakları ve 'Yeter diyerek ortalığı inletecekleri gün de gelecek. İşte o gün ellerinde sorgulanamaz ve muazzam derecede güçlü haklar bulunduran açgözlü efendiler titreyerek diz çökecek, sırtlarını verdikleri dayanaklar çökecek ve dünyaları başlarına yıkılacak."
Sayfa 256
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Kölelik seviyesindeki çalışma şartlarıyla insanların ellerinden hayatlarını çalıyorlar. Ne için? Onları öldüresiye çalıştırıyorlar. Tekrar soruyorum, ne uğruna?..."
Sayfa 252
"...Ölümüne çalıştırılan kaç adam, topal kalmış kaç delikanlı ya da çalışırken uzuvlarından birini kaybetmiş kaç yaşlı açlık içinde ölüp gidiyor? Kardeşlerim, bizim bunları haykırarak söylememiz boynumuzun borcu...''
Sayfa 251
"Dünya üzerinde Almanlardan Yahudilere, İngilizlerden Tatarlara kadar pek çok ırk olduğunu söylerler ancak buna inanmamız mümkün değildir. Dünyada sadece ve sadece iki ırk vardır. Bunlar, zenginler ile fakirlerdir. Bu iki gruptan insanlar farklı şeyler giyer, farklı şekillerde konuşurlar. Zengin bir ingiliz, zengin bir Fransız ve zengin bir Alman arasında fark yoktur; bilakis birbirinin aynıdırlar. En önemli ortak özellikleri de işçi kısmına delicesine ihtiyaç duymalarına rağmen onları salgın bir hastalık gibi görmeleridir." Kalabalıktan onaylama sesleri yükseldi. "Öte yandan Fransız işçileri, Türk işçileri ya da Tatar işçileri arasında da bir fark olduğunu söyleyemeyiz. Hepimiz aynı sefil ve rezil hayatı sürdürmeye çalışıyoruz."
Sayfa 191
''...BECEREMİYORUM! Karnın bir şekilde düzenli olarak doyuyor. Açlık nedir bilmiyorsun. Ben söyleyeyim; açlık adamı bir gölge gibi takip eder. Elinden umudunu alır. Ahlâki değerlerini darmadağın eder. Açlık insanın ruhunu soldurur genç dostum. Aç insanlar adam akıllı bir hayat süremezler, fareler gibi yaşarlar. Hükümetlerse onların üstünde bir leş kargası gibi gezinir. Onların kontrolünü kaybetmek istemez. Eğer hafifçe doğrulmaya uğraşsan başına kara bir bulut gibi musallat olup belini gene bükmeye çalışır."
Sayfa 174