''...Tanrı her şeyi yuvarlak ya da daire şeklinde yapmıştır. Güneş, dünya, yıldızlar ve gözle seçilebilen daha nice şey. Keskin ve köşeli şeyler ise insan yapımıdır."
"Tanrı'yı yozlaştırdılar. Kendi ellerinde oyuncak ettiler. Şu dediğimi bir düşün Ana; Tanrı insanı kendi ruhundan yarattı. Kendi gibi yarattı. Eğer insanoğlu Tanrı'dan bir parçaysa, Tanrı da insanoğlundan bir parça. Ancak bizler Tanrı olmak yerine vahşi köpekler olmayı seçtik. Kiliselere korkuluklar koydular. Tanrımızı değiştirmeliyiz Ana; onu temizlemeliyiz. Ona yanlış kumaştan kaftan biçtiler. Ruhlarımızı ele geçirmek için onu değiştirdiler!''
"Bizim derdimiz yalnızca karnımızı doyurmak mı?" diye sordu. Cevap beklemeden devam etti. "Elbette hayır." Gözlerini o üçlüye dikerek konuşmasını sürdürdü. "Bizler insan olmak istiyoruz. Üstümüze çöküp bizlere at gözlükleri takmaya çalışan o insanlara derdimizin sadece karnımızı doyurmak değil herkes gibi özgürce ve medenice yaşamak olduğunu göstermek istiyoruz. Bizler ne aptalız ne de hayvanız. Bizler insanız. Esaret altındaki hayatlarımızın ve zor çalışma şartlarımızın akıl ve düşünce olarak onlarla yarışamayacağız anlamına gelmediğini gös termeliyiz. Gene onlara göstermeliyiz ki bilgelik yolunda bile onlardan çok daha üstün olabiliriz!"
"Her kim "her şeyi bilmeliyiz' diyorsa doğru söylüyordur. Bizler kendimizi aklın ışığıyla aydınlatmalıyız. Aydınlatmalıyız ki karanlıktaki insanlar bizleri görebilsinler. Her soruya dürüstçe ve samimiyetle cevap verebilmeliyiz. Doğruları olduğu kadar yanlışları da bilmeliyiz."