"Neye çok şaşırıyorum biliyor musun?" diye cevap beklemediği bir soru sordu. "Tüm o ölümlere şahit olduktan sonra nasıl hâlâ hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamaya devam edebildiğimize.Geride kalmak berbat bir şey ama alışıyorsun.Alışmak daha berbat geliyor."
Bast siyah avuçlarıyla yüzünü ovaladı ve derin bir nefes aldı.İçine çektiği hava değil de gecenin kendisiydi sanki.Bizzat yıldızları yutsa içindeki karanlık söner miydi acaba?
Hayatların gidişatını değiştirmeyen fakat kişilerin yaşamlarında derin çukurlar açan anlar vardır.Yol sizden yana olsa dahi bu çukurlar derin ve acımasız olabilir.Size zaman kaybettirebilir, yanınızda yürüyen insanlar uzaklaşırken onlara yetişmenizi güçleştirebilir, kendinizi ve yolun neye benzediğini unutturabilir.
Çünkü bir insana yıllar değdiğinde o kişi tümüyle aynı kalamazdı.Rüzgarlar size her çarptığında bir kısmınızı alır götürür, güneş sizi her gördüğünde gözüne kestirdiği bir parçanızı buharlaştırırdı. Gece, ona ait olanı size bırakmaz; gündüz, size elinizde kalanla yetinmenizi tembihlerdi.