Seni tanımıyor ve gelmeni istemesi belki de hakikatı sezmesinden başka bir şey değil. Hakiki varlığınla karşılaştığında artık körleşmeyeceğinden emin olabilirsin. Aslında bu yüzden mi gelmek istemiyorsun seni kırılgan ruhlu, korktuğun tam da bu mu?
Bir deneme yapıyorum: Balkonda bir serçe var, masanın üzerindeki ekmek kırıntılarını dışarıya, ona atmamı bekliyor, bunu yapmak yerine kırıntıları hemen yanıma , odanın içine atıyorum. Serçe içerinin loşluğunda kendisi için hayati önem taşıyan yemi görüyor, kırıntılar son derece kışkırtıcı, silkiniyor, dışarıda olmaktan çok içeride sanki ama içerisi karanlık ve ekmeğin yanında ben varım, gizli güç. Buna rağmen eşiği aşıyor ama içeriye doğru bir kaç kez daha zıpladıkran sonra daha fazlasına cesaret edemeyip ani bir korkuyla uçup gidiyor. Fakat bu zavallı kuşun içinde nasıl bir güç varsa, biraz sonra tekrar gelip durumu gözden geçiriyor, işini kolaylaştırmak için biraz daha kırıntı serpiyorum. Kasti olup olmadığımı bilmediğim - gizli güçler böyle işliyor işte - hafif bir hareketimle onu ürkütmemiş olsam, gelip ekmeği alacaktı.
Adresi biraz daha okunaklı yazın lütfen, mektubunuz zarfın içine girer girmez artık benim mülkiyetime geçmiş sayılır ve siz başkasının malına daha özenle ve sorumluluk duygusuyla yaklaşmalısınız. İşte bu kadar.