🌹🕊Kalbin Allah’a ait olduğu hâlde, aklın neden hâlâ dünyaya tutulur? ... İbnül Arabiye göre İÇSEL YARILMA 🕊🌹
Kalbin ait olduğu yeri akıl asla anlayamaz çünkü kalp sadece Allah'a secde eder ama akıl dünyada eğilip doğrulmakla meşguldür. Aklın tarttığı biçtiği hesapladığı şeyler kalbin sırlarına her zaman uzaktır çünkü akıl ölçmek ister kalp ise teslim olur .
Akıl sorar bu bana ne kazandırır? kalp dua eder bu beni Allah'a yaklaştırır mı? İbn Arabi der ki, "Kalp rahmanın tahtıdır yani kalbin senin zannettiğin gibi sana ait değildir. Kalp ezeli bir misafirin konduğu yerdir ve sen ne kadar kendini dünya ile tanımlamaya çalışsan da o kalp hep Allah'a dönmek ister .
Bu yüzden bazen aklın hesapladığı her şey yerli yerinde olur ama kalbin hala eksik hisseder .Çünkü aklın tatmin olduğu yer kalbin doyması için yetmez .Sen zannedersin ki bir ilişki, bir başarı ,bir ev, bir plan seni huzura götürür. Oysa kalbinin huzuru dünyaya değil kaynağına bağlıdır ve o kaynak ancak Allah'tır .
Bir insanın içinde iki yön bulunur. Biri göğe bakar biri yere. Biri aşkı sorar ,biri çıkarı .Biri ağlarken susar ,biri sustuğunda gürültüye başvurur .Biri kalptir diğeri akıl .
Kalp ve akıl birbirine düşman değil ama yol arkadaşı da değildir. Çünkü kalp sonsuzluğu bilir akıl ise sonsuzluğun içinde yuva arar ,kalbin mahremidir ,akılsa misafir odası. Kalp özdür akıl yorumdur .Kalp sadedir akıl süslüdür. Kalp susar akıl konuşur. Kalp yakınlıkla yetinir akıl ikna olmadan durmaz.
İbn Arabi der ki "Kalbin yolu tevhittir. aklın yolu delildir." O yüzden kalbin sorduğu sorular ile aklın aradığı cevaplar çoğu zaman birbiriyle örtüşmez. Kalp şöyle fısıldar: "Beni neden sevmiyor?" Ama akıl şöyle yanıt verir çünkü yeterince iyi değilsin. Kalp şöyle ağlar Allah'ım neden alıyorsun elimden? ama akıl hesap yapar