.. bu içimde biriken hakikatler ile
herkesin rol kestiği bir meydanda
nereye kadar gizleyebilirim çığlıklarımı bilmiyorum! İçimde ölen çokça şey ve yerine doğan sayısız manalar var. Çokların anlamsızlık dolu yönelişleri, başımda rahatsız edici bir uğultuya dönüşüyor, gözüm kararıyor, midem bulanıyor. Kendimi alıp kaçmak istiyorum . Herşeyin yüzeysellikle ,şekille, çıkarla, hazla,.. dolup, içi bomboş kalan bu çöplükte boğuluyorum. Gün be gün ağarlaşan bir koku var damarlarımı tıkayan... Bir yanda onlara direnen uyanışım ! Görmek istemediğim herşeyi görüyorum, bilmek istemediğim herşeyi duyuyorum... Kaçmak istediğim herşey dikiliyor karşıma... Ölen ben miyim yoksa başka bir boyuta mı dönüşüyor her şey! Herkes çok tanıdık ama çok yabancı. Sesler çok rahatsız edici, saf doğa dışında. Her yer çok tanıdık ama hiç bir yere ait değilim... Ben bile yokum sanki...
...
...