Zeytindalı
Afrin'e yürüdük.
“Savaş karşıtı” mesajlar atılıyor.
“İnsan hakları”ndan filan bahsediliyor.
*
Buseciğim lise öğrencisiydi, henüz 16 yaşındaydı, üniversite hayali kuruyordu, dersaneye gitmek üzere servise binmişti, Halkalı'da yol kenarına döşenen pusuya denk geldi, oracıkta can verdi… Bugünlerde “savaş karşıtı” açıklamalar yapan arkadaşların, o günlerde Buselerin “insan hakları”ndan bahsettiğini hiç görmedik maalesef.
*
Erenciğim lise öğrencisiydi, henüz 15 yaşındaydı, rüyaları bile bordo maviydi, kendisini hep Trabzonspor'un formasını giyerken düşlüyordu, Cudi dağında değil, Maçka'da uzun namlulu kalleş kurşunların hedefi oldu… Bugünlerde habire “hümanist” tweetler atan arkadaşların, o günlerde cep telefonlarının şarjı mı bitmişti?
*
Berkaycığım tıp öğrencisiydi, henüz 19 yaşındaydı, yüreğinin güzelliği yüzüne yansımıştı, pırıl pırıl gülümsüyordu, Beşiktaş stadının yanından dolmuşla geçerken kahpe saldırının kurbanı oldu… Bugünlerde “barış güvercini” oluveren arkadaşların, o günlerde Berkayların “yaşam hakkı”ndan bahsettiğini duyan oldu mu?
*
Elifciğim 9 yaşındaydı, Diyarbakır'da evinde oturuyordu, roket.
Viyancığım 5 yaşındaydı, Hakkari'de minibüsteydi, havan.
Mizginciğim, 8 aylık hamileydi, Batman'da yürüyordu, kurşun.
Ertancığım, 12 yaşındaydı, Ağrı'da çobandı, mayın.
Feyzacığım, 19 yaşındaydı, üniversite öğrencisiydi, evine gitmek için Kızılay'da otobüs durağında bekliyordu, bombalı araç.
Aybükeciğim, 22 yaşındaydı, Batman'da öğretmendi, Çalıkuşu'ydu, karne töreninden dönüyorlardı, Kalaşnikof.
*
Saymakla bitmez.