Çocukların iç dünyalarına saygı göstermeliyiz. Bize düşen, onlara güvenli bir ortam sağlamak. Bu güveni hissettiklerinde etrafı daha kolay keşfeder, daha kolay bağımsızlık duygusu edinirler. Bırakalım, çocuklarımız da biz nasıl büyüdüysek öyle büyüsünler. Düşe kalka, toza çamura bulanarak, anne babalarının güven verici varlığında seçim ve hata yapabilmenin özgürlüğünü içlerine çekerek.
Hayatın ritmine uyarak.
Kendimizi daha uzaklara vurdukça, yakınımızdaki insanlarla daha az zaman harcarız. Ne kadar çok insanla temas halinde olursak her birine vereceğimiz dikkat o ölçüde azalır. Aşırı hareketli dünyada bildik coğrafî toplumların yerini mekânsız toplumlar alır, yabancılar arasında daha çok zaman harcar hale geliriz.