Nihayet bir zaman gelir, etrafımızdaki her şey kanıksanmış hal alır. Sorular tükenir. Gözler bakar da görmez. Kulaklar duyar da işitmez. Düşünce dünyamız günlük hayatın dertleri, siyasi çekişmeler, ekonomik problemler gibi konuların dışına çıkamaz. Dünyanın olağanüstülüğü kalmaz. Etrafımızdaki alem, bazan hayatın kendisi, çekiciliğini kaybeder.
Aslında kaybeden biz oluruz böyle bir durumda. Her gün kendi kendimize soracağımız birkaç tane "niçin" sayesinde, belki de etrafımızdaki monotonluk perdesini yırtıp çok farklı alemlerin kapısını aralayacağız, kimbilir?