kemirgen bir düzenin
kopardığı yüreğim
bir soygun karasında
ak ölüm savaşçısı
kırılır dalgalar
vurdukça yüreğime
kanım deniz suyudur
saçlarımı besliyen
baş kaldırır
başım benim
biçkin bir orak gibi
yüreklenir yüreğim
yeniden
yeniden
yeniden
birşeylere
gökyüzünün avuçlarında ellerim büyümeye korkulu topal bir sancı korkudan başkaldırıya gelişen
kaskatı tanrısal bir acı
bakardık bakardık imrenmeye korkardık en özentisiz şeylereydi açlığımız
ölüme bir vardı süreç
dinmedi dinmedi acımız
beklemek ölüm gibiydi bekledik
bugün dedik yarın dedik olmadı
böyle doğduk büyümeye korka korka
umudumuzdu gücümüzdü kalmadı
işte ellerim böyle tutsak gökyüzünde çekerim çekerim gelmez
sanır ki gök doyurur açlığımızı
bir gökü yemekle acımız dinmez
ölmüşlük ne ki yaşanmamış mutluluklarda ölmüşlük ne ki tutkusuz yaşamlarda
ölmüşlük karınca sırtında fil
ölmüşlük karınca sırtında yalnızlık
ölmüşlük çoklar sokağının karıncası
karınca ne ki nah şu kadar bir hayvan
ama o ne yük öyle sırtındaki taşınılmaz
karınca mutsuz mu dediniz nedir o
çoklar sokağında yalnız mı kalmış
ben de yalnızım çoklar sokağında hem mutsuz
ey gecede unutulmuşluğumun suçluları
ey yanlışlığın yanlış yargılayıcıları
suçum: nefreti öksüz bırakmak
savunmam: sevgimi yüceltmek içindir
sakalım yok biliyorum ama kötü değilim
büyükleri sayarım küçükleri severim
o zaman tüm köşeleri biz kapıcaz
tüm yıldızları biz topluycaz gökyüzünden
çıngıraklı şeytanlara tısss diycez bir bir
bir bir cımbızlıycaz kötülükleri ellerinizden