Mutezile kelâmcılarına göre, insanın bütün eylemleri insanın kendisinden kaynaklansa da, mucizeler bir insanın yapabileceği türden eylemler değildir. Dolayısıyla bütün kelâmcılar, peygamberin mucizedeki payını sadece-Allah'ın izniyle- bir "tehaddî/meydan okuma"dan ibaret olduğu görüşündedirler.
Âdemoğlu övülmeyi sever. İnsanlar dünyaya, makama ve servete çok düşkündürler. Genellikle erdemlerin peşinde koşmaz, erdemli olma konusunda birbirleriyle yarışmazlar.
Eğer hükûmet adaletsizlikten, kayırmacılık yapıp taraf tutmaktan, ahmakça tavır takınmaktan ve yüzeysellikten kaçınır, orta yoldan ayrılmaz ve doğru istikametten sapmazsa, o zaman onun pazarında sadece saf altınla ve katıksız gümüşle alışveriş yapılır. Fakat devlet kişisel çıkarlar, kinler, zorbalık ve yalanla yönetilirse, o zaman da, o pazarda işlemler sadece sahte parayla yapılır!