CEMİL KILINÇ-KIRIK PUSULA
Bu şiir kitabı, insanın kalbinde taşıdığı kırılganlıklar saklamadan anlatan, içten ve samimi bir sesle yazılmış bir yol hikâyesi gibi Şair; kaybolmayı, beklemeyi, sevmeyi ve yaralı bir kalple hayata tutunmayi şiirlerinin içinden usulca fisıldıyor. Arka kapakta geçen pusula metaforu aslında tüm kitabın ruhunu belirliyor: insan kırılır, yönü şaşar, duyguları çatlar ama yine de içinde bir yerlerde yolunu göstermeve devam eden küçük bir ısık vardır. Şiirlerde hissedilen duygu da tam olarak bu: tamamer umutsuz bir karanlık değil, içten ve biraz hüzünlü ama derin bir insanlık hâli
Bekleyiş, özlem, iç konusmalar, sevmenin ağırlığı ve yalnızlık şiirlerin içine ince ince işlenmiş Trenler, kapılar, kediler, rüzgâr gibi gündelik imgeler, insanın iç dünyasına açılan sembollere dönüşüyor. Dil sade ama duygusu yoğun; öyle ki okuyucu zorlanmadan anlıyor fakat okudukça kendi geçmişi, kendi yaraları da bu satırların içine yerleşiyor. Şair duyguları abartmadan, süslemeden, olduğu gibi yazmış. Bu yüzden şiirler yapay değil, samimi ve gerçek.
Kitap boyunca hissedilen hava, sessiz bir hüzünle birlikte gelen bir olgunluk. İnsanı yormayan, aksine içini rahatlatan bir iç hesaplaşma var. Kırılan ama yürümeye devam eden bir kalbin sesini duyuyoruz. Ve belki de kitabın en güçlü tarafı şu: Acının, kaybolmanın ve beklemenin insan olmanın doğal bir parcası olduğunu hatırlatıyor. Yani şair bize, "kırılmış olman seni eksiltmez, aksine seni sen yapar diyor gibi.
Bu kitap özellikle iç dünyası zengin olan, duygularıyla baş başa kalmayı seven, şiirden teselli bulan ve kalbinde biraz kırıklık taşıyan okurlar icin çok uygun. Aynı zamanda sade ama derin şiirlerden hoşlananlar da bu kitabon diline yakınlık hissedecektir.
Sonunda kitap insana ağır bir duygu bırakmıyor; aksine