YILMAZ ERDOĞAN-ZORBEGALILAR Merhabalar, bugün size sira dişi bir fantastik ile geldim. Yazar bu kitapda adeta "hayal gücünün sinirı yok" demiş ve bunu harika bir sekilde bizlere sunmuş. Tema olarak o kadar kapsamlı bir kitap ki fantastikden tutun bilim kurguya,tarihe, uygarlıklara,yapay zekaya.. gibi kapsamlı bir temaya sahip.
Normalde bu tarz konular kitapta insanı yorabiliyor yada olay örgüsünde bir karmaşıklığa sebep oluyor ama yazarımız bu ince çizgiyi çok güzel dengelemiş. Sürükleyici ve akicı dilile kitabi bir solukta okudum.Yazarın politik gerilim ile fantastik,bilim kurgu gibi bir çok şeyi ön plana çıkarak yapmis olduğu kurgu harikaydl.
Benim fikrimce yazar bu kitapda günümüzde bir çok gerçek bir olayi kitaba uyarlayarak bizlere mesaj vermiş bu benim çok sevdiğim bir detaydı. Biraz olay örgüsünden bahsedeyim:
Ana karakterimiz Birbey'in görmüs olduğu rüyalar ile başliyor kitap. Bu rüyalar Birbeyi Kösedağa sürüklüyor gizlice keşfettiği mağarada karşılaştığı şeyler bu yașadıği evrenden daha fazlası Zorbegallar uygarlığına ait ışınlanma,görünmezlik pelerini ve bütün evreni ele geçirecek son teknoloji aletler...
Yapay zeka Zi similetörü sayesinde ulak(Arac) Olduğunu öğrenip bir maceraya atılıyor.
Ve yoldaşi olan yildiz ile ve en güvendiği arkadaşı Erdal ile uygarlıklari gezerek görevlerini yerine getiriyor. Bir yandan ise ABD, Fransa,israil,Almanya,Rusya gibi bir çok ülke Türkiye"nin Ağrı Dağr'nın Eleşkirt ilçcesinde bu son teknolojiyi aramaya koyuluyorlar.
Amaçları bu aletleri ele geçirip dünya da hüküm sürmek en büyük onlar olmak.
Bu ise kitaba ayri bir atmosfer katıyor.
Mitinde devreye girdiği ajanların cirit attığı bir ortam ve profesör Martin'nin Türkiye için yaptığiı planları ve o sırada Birbey'in profesörün bunları öğrenmeden yaptığı görevler ile kitap tüm