Rojin KAYA

Rojin KAYA
@RK1047
one has to live for succenss
ahmet kaya'yı sevenler iletiyi paylaşsın sayıyı öğrenelim
''siz benim nasıl acılar çektiğimi nerden bileceksiniz...'' ∞ahmetkaya∞
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yapmayalım böyle şakalar :D
İsmail cin gibi bakan gözleriyle karşımıza dikildi. "Koşun koşun! Ana sınıfından çığlık sesleri geliyor, sanırım başları belada. Onları kurtarmalıyız!!!" dedi. Durur muyuz? Koşarak alt kata , ana sınıfının kapısının önüne geldik. Birbirimize anlık bir bakış atıp daldık içeri! Sessiz sessiz boyama yapan minikler, bomba etkisi yaratan girişimizle neredeyse akıllarını kaçırıyorlardı! Hehheee! Çığlıklar atarak öğretmenlerinin yanına koşmaya çalışan , ağlayan, bas bas bağıran minikler! Tam bir curcuna! Arkamıza baktığımızda İsmail'in yerinde yeller esiyordu tabii... Çocuklar sakinleştirilince, üçümüz de kulaklarımızdan tutularak Müdür'ün odasında bulduk kendimizi. İsmail'i şikâyet edince , beş dakika sonra onu odaya getirdiler. Müdür: - Yahu çocuğum, iki haftadır kendi çocuğumu gördüğümden daha çok gördüm seni. Niye arkadaşlarını kandırdın oğlum, diye bir güzel haşladı. Hepimiz kızgın kızgın yüzüne bakarken , o da çıkıp gamsız gamsız: "Eee, camdan atlayın desem atlayacaklar mı?" demez mi! Bu defa müdür ona hiç kızmadan ( hatta bu mantıklı savunma karşısında ona hak vererek) bize baktı. Eh, biz de gülmeye başladık! Nasıl olduysa o zamandan sonra hep güldürdü bizi, hiç dibimizden ayrılmadı İsmail. Pek ayrılsın istemedik de hani!
kitabımın kapağı profilimde mevcuttur 👈
kitabımın 1. seri kapağını hazırladık 😊😊
Aşk..Sadece üç harf.İçine tüm dünyayı sıkıştırmaya çalıştığımız.Dunyada milyonlarca güzellik varken bu üç harf uğruna mazoşist kalıplara sokmak kendimizi ne kadar anlamlı olabilir ki??? İçinde yaşarken anlam arama dürtüsüne kulak tıkadığımızdan mı fark edemiyoruz bazı şeyleri bilemiyorum.Kendi minimalist dünyamızda huzur dolu yaşamak varken sanki çok da elzemmiş gibi sanal sarhoşluğa(aşk) kaptırıp kendimizi sonunda pesimist ruhlara bürünmeye ne gerek var? Yalnızlığın ve kitapların verdiği huzuru insan oğlunun sana vermesi hiç ama hiç mümkün değilken değer mi?? Hümanist bir sevgi pıtırcığı olunca hayalkırıklıklarına da kapı aralamış olmuyor muyuz? Düşünüyorum da dünyada bu kadar az zamanımız varken aşk denilen halüsinasyona ömrünü adamak kadar gereksiz bir eylem yok gibi geliyor.. Çok mu abartı düşünüyorum onu da bilmiyorum ama mental anlamda bizi yıpratacak her şeyden uzak durmak gerekli gibi geliyor artık.Ağır ama emin adımlarla aşka harcayacağın emeği, gücü doğa için, kendin için ne bileyim insanlık için bir şeyler yaparak tüketmek daha mantıklı gibi.Bügunku ruh halim bunu söylüyor.Muazzam kalplere sahip olalım ama bize emanet olan kalbi kimsenin yaralamasına da izin vermeyelim.Narsist ruhum sev önce kendini sev en çok kendini sev diyor.Fedakarlik yapmak için acele etme henüz anlamını sorguladığın şeylere mesafeli durmayı bil diyor.Okumanin dezavantajı da bu mu bilmiyorum pek çok şey pek çok kimse pek çok duygu bana artık sığ geliyor.Bugunku Melisin böyle düşünmesini sağlayan da dünkü yaşantılar elbet.Olgunlasma hayat boyu devam eden bir süreç, yarın belki bambaşka bir boyuta ulaşacak düşüncelerim.Ve daha öğreneceğim çok şey var.Böyle işte aşktan nerelere geldim...Sonuç olarak yine kitap hep kitap çok kitap..(çok iyi bağladım:)