"Hep senin yanında olmak isterdim, biliyor musun?"
"Neden?"
"Çünkü dünyanın en iyi insanısın. Senin yanındayken kimse beni azarlamıyor ve 'günışığının yüreğimi mutlulukla doldurduğunu' hissediyorum."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Anlatacaklarıma inanamayacaksınız,hocam." dedi.
Anlatılan herhangi bir şeyi önemli ve değerli kılan, onun inanılamayacak bir gerçek olması değil midir zaten? Bildiğimiz ya da kolayca inandığımız gerçeklere neden kulak verelim? Kulak vermediğimiz halde duysak bile neden üstünde duralım? Gerçekler (eğer öyle şeyler varsa) ikiye ayrılıyor demek ki... Öte yandan, Haydar Bilir'in inanamadıklarına ben inanmakta zorluk çekmeyebilirim. Dolayısıyla, onun heyecanına hiç mi hiç katılmayarak, "Anlatın." dedim sakin bir sesle.
Bazı şeyler işte öyle plansız programsız oluyor -ya da bizim bilmediğimiz, ilerde irdelemeye çalışsak da çözemeyeceğimiz başka bir plana uygun olarak gelişiyor. Bazı şeyleri irdelemeye girişmemekte fayda var aslında. Matematik kafasının yetersiz kaldığını fark edip şaşkınlığa uğruyor insan.