Münafıklar, kâfirlerin uç karakolunun askerleri gibidir. Zâhirde Müslümana, hakikatte ise kâfire dostturlar. Müslümanların başına bir felaket gelmesi için bekler, Mü'minler ağlarken sevinir, sevinirken ağlarlar. Münafık, "ol"dururken "öldürmeye" ; Mü'min ise "er"dirmeye taliptir.
Her Müslüman takati nisbetinde çalışmak ve yeryüzünü imar etmekle mükelleftir. Bunu yaparken ne dünyadan ahirete ne de ahiretten dünyaya pay verecek; dünyayı da ihmal etmeyecek, ahiretini de dünyasına kurban vermeyecek.