Rekabetçi ve birbirine bağlı bir dünyada başarılı olabilmek için elimizdeki her beyne ihtiyacımız var; halklar arasındaki ilişkiler ve gezegenimizin sağlığı konusundaki ortak sorunlarımızı çözmek için, bulabildiğimiz yetenek ve hayal gücünün tümüne ihtiyacımız var.
Sağlam karakter, tamamen bireyselliğe bağlıdır. Çevresindekilerle ortaklaşa yaşadığı dışında hiçbir varoluşu olmayan insan, ancak vasat bir varoluşa sahip olabilir.
-James Fenimore Cooper
"Mükemmel" öğrenci diye bir şey yoktur.
Her konuyu ilk seferinde anlayan bir öğrenci yoktur.
...
Her şeyi anlama potansiyeline sahip biri olsaydı bile; mükemmel kaynaklara ve öğretmenlere sahip olma, gribe yakalanıp evde yatmadan okul yıllarını tamamlama, dikkatini toplama ve ruh hallerinin değişimi konusunda inanılmaz dengeli olma gibi olağanüstü şansları olması gerekirdi. Gerçek dünyada böyle şeyler olmuyor. Ne kadar zeki ya da istekli olursa olsun, her öğrenci bazen zorlanır. Her öğrencinin kafası arada sırada karışır. Her öğrenci bir şeyleri unutur ya da yanlış öğretme yöntemlerinin ve insanı sınırların bileşimi nedeniyle çok temel bazı kavram ve bağlantıları anlamayabilir.
Burada çok ferahlatıcı bir ironi var. Müfredatları standartlaştırabilirsiniz ama öğrenmeyi standartlaştıramazsınız. Hiçbir beyin bir diğerine benzemez; sonsuz derecede incelikli bilgi ağının içinden geçen hiçbir yol, bir başka yolun aynısı değildir. En iyi hazırlanmış standart testler bile, her öğrencinin kendine özgü bir biçimde anladığı belirli bir fikir altkümesinin ne kadar kavrandığını ancak yaklaşık bir şekilde gösterebilir. Öğrenme konusundaki kişisel sorumluluk, her öğrencinin biricikliğini kabul etmekle el ele gider.