Veronika, Mari, Dr. İgor, Zedka, Eduard...
Hangi birinden başlanmalı, hangi birinden söz edilmeli bilmiyorum açıkçası.
Kitabı okumaya başlarken büyük beklentilerim yoktu aslında ama okudukça kendime döndüm, sorguladım kendimi.
Sahi deli olmak neydi?
Var olan koşulların içinde hiçbir otoriteye, hiçbir düzene ses çıkarmamak mıydı delilik, yoksa kendimizi keşfederken her şeyden, herkesten uzaklaşmaya başlamak mı?
Neydi deli olmak? Farklı olmak mı, herkes gibi olmak mı?
Normal olan şeyler mi mutlu eder insanı, yoksa hiç kimsenin görmediğini görmek mi?
Neydi, hangisiydi, hangi biriydi?