Bahtiyar olmaya alışmamış insanların, her saadetin arkasında pusu kuran fena talihlerin bir suikasdinden ürkmelerine benzeyen sebepsiz bir korku içinde sevincini frenliyordu.
"Artık bu hatıralara gün ve ay tarihi dahi koymam. Takvimi dahi aşağıya gönderdim. Lüzumu yoktur. Birkaç gün sonra ayın kaç olduğunu unutacağım. Unutmam lazımdır. Beni bana ve dünyaya bağlayan her şeyi unutmam lazımdır. "
"Saatler geçer, günler geçer, aylar geçer. Fakat birbirinin aynı olduklarından ben hissetmem. İki oda arasında karanlık koridorda, ayaklarımın ucuna basarak her gün saatlerce yürür, yürür, yürürüm. Sonu yoktur. "