Ramazan Harlar

Ramazan Harlar
@Ramazan_Harlar
Kıdemli yolculukların müdavimi
Hakikat sizin neyinize?
Reklam
Ne kadar çabaladığımı asla bilemez, bir bana körmüş zaten. Tanıdığım insan çok değişmiş, hatıralarımız ölmüş zaten…
“Mânâyı sözün üzerine serdik, söz bir arşın kısa geldi.” ~ (?)
Yargıçlarımın Başarısızlığı Üzerine
Mitolojik anlatılardaki ahlâkî telkinlerden başlayarak üç bin yıllık düşünce mirasının içinde dolaştım. Yüzlerce düşünürün, isimsiz kahramanın, trajik figürün ve insanlığa yol göstermeye çalışmış nice düşünürün ahlâk anlayışını okudum; öğrendim, tarttım, kendi içimde muhasebesini yaptım. Kant da dahil ki bugün birçok ahlâkî ilkenin temel taşlarından biridir; pek çok büyük ismin düşüncesine temas ettim. Fakat vardığım yer, başladığım noktaya yakındı: Bir insanın ahlâkı ödünç alınmaz. Açıp da bir başkasının ahlâkını hayatıma giydirmem. Bugün ise herkesin yargıç ve aynı zamanda herkesin suçlu olduğu bu dünyada aşağılıkların ahlakına muhtaç değiliz, kimse de ahlâk satamaz!!, çünkü ben bu işin ticaretini yapanlardan değilim. Bana “ahlâksız” diyen birinin engellenenler listesine girmek gibi küçük bir paye de nasip oldu🥲. İnsan karşısındakinin hükmünden çok, hükmü verenin ölçüsünü öğrenir. Hakkımdaki yargılar, beni değil; onları kuranın ufkunu temsil eder. . . . E öyleyse ne yapacaktık peki? Böylesine dar ufuklu, vicdanen noksan insanlar yüzünden birtakım kırgınlıklar yaşadık diye… Takdir beklediğimiz yerde bunu görmedik diye, teşekkür beklediğimiz yerde bunu duymadık diye, adalet beklediğimiz yerde yapanın yanına kâr kaldı diye iyiliğimizi sunmaktan ve övülesi işler yapmaktan vaz mı geçecektik?
Dünya deniz olsa dalgaların dövdüğü, inciden başka yere gitmem. Sarhoş bülbülüm; Neşe bağında terütaze gülün bulunduğu yerden başka yere gitmem.
Sayfa 109·Kitabı okudu
Reklam