İşçiler ürettikçe insanlar daha çok tuzağa düşer ve metaların hizmetkârı olurlar. Marx bu olguyu "meta fetişizmi" diye adlandırırken "din dünyasının sislerle kaplı bölgeleri" yle bir benzerlik kurmuştur: "Bu dünyada insan beyninin ürünleri, hayat bahşedilmiş bağımsız varlıklar gibi görünür; hem birbirleriyle hem de insan ırkıyla ilişkiye girerler. İşte metalar dünyasında insan elinin ürünleri için de durum aynıdır." Burada temel mesele meta satın alma takıntımız, hatta onlara tapmamız değildir. Metaları, birbiriyle ve insanlarla ilişkiler kuran canlı ve bağımsız varlıklar gibi görünüyor olmamızdır.