Kitaba ulaştığım an çok heyecanlanmıştım. Okumaya başlarken hem Abdülhamid döneminin, hem İttihat ve Terakki döneminin hem de cumhuriyet döneminin havasını solumuş, bizzat o atmosferi yaşamış bir gazetecinin gözünden görmeyi hayal ediyordum. Hüseyin Cahit iyi bir makale yazarıdır. Fikirlerine ve prensiplerine de çok bağlı bir politikacıdır aynı zamanda. Fakat ömrünün son zamanlarında zor koşullar geçirdiği ve baskı altında olduğu için mi bilmiyorum hatıralarını yazarken çok tutuk bir üslup ile neşretmiş. Çok gereksiz detaylar da vardı, çok mühim olduğunu düşündüğüm meselelerde ki boşluklar da vardı. Hatiratini eğer bu üç siyasi dönemi daha iyi anlamak için okumayı düşünüyorsanız, başka hatıratlara göz atabilirsiniz. Belki ilerde tekrardan kitabı elime alır bitirmeye çalışırım. Şimdilik bu kadar...
Siyasal AnılarHüseyin Cahit Yalçın · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 200020 okunma
Denilir ki günlükçüler kendilerini tanımak, anıcılar ise kendilerini tanıtmak çabası içindedirler. Bunlardan ikincisi gururla, birinciler de kaygıyla dolu yazılardır ... "
Kitabı henüz bitirdim. Kitap kendi başına akla takılan bütün sorulara net bir cevap veremediği için ( ya da bana öyle geldi) bu konu üzerinde yazılmış yüksek lisans tezlerini okuma, yapılmış konuşmaları dinleme lüzumu gördüm. Netice itibariyle bu tür konular üzerine kitaplar hazirlanirken kaynak olarak Abbasilerin neşirleri kullanılıp, Emevi hanedanlığından geriye birşey birakilmadigi için bir yargılamada bulunup vebal altinda kalmamanizi salık veririm. Her iki halife de İslam'ın galebesi için çok mühim işler yapmış, lakin fitnecilerin ve bozguncularin hainlikleri, günümüze kadar hiç bitmeyen bir ikililiği ortaya çıkarmıştır. Ben şahsen Şii itikadının sapkınlıkları yüzünden ehli beytin daha iyi anlaşılması gerektiği kanaatindeyim. Hz. Muaviye içinse menfi sözler söylenmemesi gerektiğini belirteyim.