"Perdenin diğer tarafında sizi bulacağım" diye mırıldandı. Bakışlarını Brutus'e çevirdi sarı gözleri nefretle parıldıyordu. Sonsuzluğu çağrıştıran bir şeyler vardı bakışlarında. "Çünkü ölsem bile ölmeyeceğim. Gölgenin çobanıyım ben. Korkunun hayaleteyim. Bir gündüz düşündeki iblisim gecenin kâbusuyum. "
Kâbus uzun bir süre sessiz kaldı. Sonra kıyıya vuran dalgaların hışırtısı kadar usulca "Elspeth'in yerine sen mi öleceksin? Benim yerime?" diye sordu.
Ravyn omuzlarını dikleştirdi ve kabusun beş yüz yıllık ömrünün her bir anına ulaşan bir kararlılıkla, "Evet" dedi.
Herkese merhaba,
Öncelikle bu serinin ilk kitabının yani Bir Karanlık Pencere de yaptığım incelemede kitabın çok dengeli olduğunu söylemiştim. Bu düşüncem hâlâ geçerli. Ayrıca yine Bir Karanlık Pencere de kitap hep Elspeth'in ağızından anlatılırken bu kitapta ise Elspeth'in Ravyn'ın ve Elm'in ağızından anlatılıyor. Bu durum karakterleri daha iyi anlamamı ve daha iyi bağlanmamı sağladı. Favori karakterim ise kesinlikle Kâbus oldu. Elspeth ile Kâbus'un arasındaki bağ beni derinden etkiledi. Ayrıca bu kitabı iki ayda - derslerime daha fazla odaklanmam gerektiği ve aynı anda bir sürü kitap okuduğum için- bitirsem de çok akıcı olduğunu ve sizi içine aldığını söyleyebilirim. Bu tarz kitapları seviyorsanız kesinlikle size de öneririm. Ayrıca iki kitabın arasını fazla açmamanızı da tavsiye ederim.
İki Çarpık TaçRachel Gillig · Olimpos Yayınları · 20241,306 okunma