Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ne olduğunu ve köklerini nereden geldiğini bilmeyen bir ülke, nereye gideceğini ve yüzünü nereye doğru çevirmesi gerektiğini bilebilir mi?
Batılıların istediği sözü eden reformlar, İslam dünyasına olan bakış açılarını ve o dünyayı nasıl "tamir" etmek istediklerini açıkça göstermektedir.
Bu, her zaman yabancılaşma, gerçek sorunlardan ve halkın ahlaki ve bilimsel kalkınması için zorla çalışmadan kaçınma ve dış, basit şeylere yönelmek olmuştur.
Onlar batının gücünün nasıl yaşadığını da değil, nasıl çalıştığında bulunduğunu anlayamamaktadırlar.
Batının gücü modada, Allahsızlıkta, gece kulüplerinde ve ahlaksız genişlikte değil, batılı insanların hayranlık bırakan çalışkanlık, ısrarlı gayretleri ve sorumluluklarında yatmaktadır.
Kendilerini din koruyucusu ve yorumcusu sanan kimseler, her halükarda çok güzel ve kârlı olarak dinden meslek yaptılar ve hiçbir vicdani rahatsızlık duymadan dinin hayata geçirilmeyişini kabul ettiler.
İnsanı sadece terbiye etmekle kalmayan aynı zamanda dünyaya nizam verme yeteneği olan İslam'a kendi kabulleri doğrultusunda İslami yenilenme fikrine, her zaman iki tip insan tarafından karşı çıkılmaktadır: Muhafazakarlar eski reçeteleri, modernistler ise başkasına ait (yabancı) reçeteleri istemektedirler.
Birinciler İslam'ı geçmişe çekmekte, ikinciler ise ona yabancı bir gelecek hazırlanmaktadırlar.