Çocuklar yedikleri kurşunların acısında feryat ediyorlar, yüreği dağlanmış anneler feryat ediyorlar, dul kadınlar feryat ediyorlar. Fakat ben sanki merhametsiz ve acımasız biri gibi his-setmiyorum…
Beni kimsenin tanımamasını, acı ve kederlerimden kimsenin haberdar olmamasını, gecelerdeki münacatlarımı kimsenin anlamamasını, gece yarısı beni yakan gözyaşlarımı kimsenin görmemesini, kimsenin bana muhabbet taşımamasını, hiç kimsenin bana teveccüh etmemesini isterim.
İnsan bazen kendini unutur. Zayıf bir bedene sahip olduğunu unutur. Âlem ve zaman karşısında zavallı, kudretsiz, hiçbir şeyi olmayan ve savunmasız bir beden…
Büyük Ali’ye bakınız ki, acının ta kendisidir. Sanki varlığının her zerresi acı ve kederle pişmiş…
Hüseyne bakınız, işkence ve acı deryasına dalmış. Cihanda bir örneği daha yok…
Zeyneb-i Kubraya bakınız, acı ve eziyetle dost olmuş…