İbrahim bin Edhem Basra çarşisında gezerken söyle bir soruya muhatap olur, "Ey Ebu İshak! Allah Kur'an-ı Kerim'de, 'bana dua edin dualarınızı kabul edeyim,' buyuruyor. Biz dua ediyoruz, ama Allah dualarımıza karşılık vermiyor. Bunun üzerine İbrahim bin Edhem söyle der, "Çünkü on şey kalbinizi öldürmüştür; Allah'ı biliyorsunuz ama O'nun sizin üzerinizde olan hakkını eda etmiyorsunuz.Kur'an-ı Kerim'i okuyorsunuz ama içindeki hakikatlerle amel etmiyorsunuz. Allah Resulünü sevdiğinizi iddia ediyorsunuz ama O'nun sünnetleriyle amel etmiyorsunuz.Şeytanın düşmanınız olduğunu iddia ediyorsunuz , sonra da onu sevindirecek işler yapıyorsunuz. Cennete müştak olduğunuzu, ona olan hasretinizi ifade ediyorsunuz; ama oraya girmek için çalışmıyorsunuz. Cehennemden korktuğunuzu söylüyorsunuz,lakin ondan kaçınmıyorsunuz.Ölümün hak olduğunu söylüyor; fakat onun için hazırlık yapmıyorsunuz.İnsanların ayıplarıyla uğraşıyor;kendi ayıplarınızı unutuyorsunuz.Allah'ın nimetlerini yiyor;fakat şükrünü eda etmiyorsunuz.Ölülerinizi defnediyorsunuz;fakat ölülerinizden ibret almıyorsunuz.Bu şartlarda dualarınız nasıl kabul edilsinki?"