Zaman çok hızlı geçiyor dünüm benim yarınki hedeflerimdi beklentilerimdi içinde mutlu olacağım bir zaman dilimiydi hepsi ters tepti güzel günler kendini ızdırap dolu günlere terk etti sağlık kendini hastalığa teslim etti koca bir sene geçti ama ne umulan oldu ne de hayal edilen şimdi yeniden bir sayının artmasını bekliyecez yaşama yeniden umut dolu bakmak için gene beyaz bir sayfaya yönelecez umut dolu bir yarına umut dolu yeni bir yıla.evet yeni bir yıla girecez farklı beklentiler farkli yöreler farklı kültürlerde kimi iş mutluluk aşk bekleyecek kimi savaşın bitmesini kimisi de ailesinin sevdiğinin iyileşmesini acılar sevinçler de farklıdır Avrupa'da ki bir insan ile Afrika daki bir insan nasıl eşit olsun ki doğarken bile farklı şartlar oysa aynı yaratılmıştı ikiside bir baş bir çift göz ve hareket etmesini sağlayan eller ve bacaklar kimisi renginden dislandi kimisi ırkından ötürü oysaki ayniydik hepimiz bir elmanın boyunun renginin aynı olamayacağı gibi bizlerde aynı olamazdik aynı yaratilmis insanları düşünsene düz geçen bir hayat,inançlarımız düşüncelerimizde farklı idi yanlışlarla büyütülen bir insandan doğruları öğrenmesini istedik Hristiyan geleneklerle büyütülen çocuğa bir anda İslâmiyet i dayatmaya çalıştık küçükken öğretilenleri değiştirmek o kadar kolay mıydı kalıplaşmış düşünceleri alenen yok etmek kendimize göre uyarlamak neden bu kadar farklilastik otekilestik niye yemek bulamayan çocukla yemek beğenmeyen çocuğu aynı kıldık eşit kıldık nasıl bu kadar adaletsiz saldırgan kötü bir dünya meydana getirdik oysaki hepimiz anadan doğma çırılçıplak savunmasız canlılardık.
Bu kan kokan coğrafya, bu çığlıklar senindir
Bu gözü yaşlı târih, hıçkırıklar senindir
Yeryüzünde çiğnenen bütün haklar senindir
Prangalı hükümler, aydınlıklar senindir.
Söyleyin memleketten bir haber mi var?
Yoksa annemin gözyaşları mı bu yağmurlar?
Söyleyin memleketten bir haber mi var?
Yoksa babamin gözyaşları mı bu yağmurlar?