"nerede okumuştum, bir idam mahkumu vardı, ölüm saatinden önce yüksek bir yerde, bir kayanın üzerinde ve ancak iki ayağın sığabileceği kadar dar bir alanın üzerinde yaşaması gerekse; etrafında da uçurum, okyanus, sonsuz bir karanlık, sonsuz bir ıssızlık ve sonsuz bir fırtına olsa; öyle durup boşluktan bir adım uzakta bütün hayatını, binlerce yılı, sonsuzluğu yaşasa; öyle yaşamanın hemen ölmekten daha iyi olduğunu ya söylüyor ya da düşünüyordu!
Yeter ki yaşasın, yaşasın, yaşasın! Nasıl olursa olsun yeter ki yaşasın! Ne kadar doğru! Tanrım, ne kadar doğru! Alçak insan! Ona alçak diyen de alçak," diye ekledi
İşte karşı karşıyasın. Haydi bakalım. Söyle söyleyeceğini. De diyeceğini. Dinler de. Tatlı tatlı dinler de. Sevgiden söz aç. Ne çıkar; o seni anlarda değil, sen onu anlarsan bir şeyler olacak.