Olduğunu sandığı kişiye tutunup asla sınırlarının dışına
çıkamayan insanlar için üzülüyorum artık. "Ben şöyle biri-yim, ben böyle biriyim" diye boyuna konuşmalarına da tahammül edemiyorum. Hiç sınanmadıkları durumlarla ilgili kesin bir biçimde "Ben olsam şöyle yapardım" dediklerin-deyse artık anlattıklarını hiç ciddiye alamıyorum. Hayat yeri gelince insanın ağzını burnunu öyle bir yamultur ki, feleğini şaşarsın. İnsan söyledikleri değil, yaptıklarıdır Osman.
Bence evrenin kocaman kulakları var. Ağzımızdan çıkan, aklımızdan geçen her şeyi duyuyor. Ne zaman bir şeylere meydan okusam, tak diye karşıma o durum çıkıyor. Sonra çöz çözebilirsen. Fazla iddialı konuşmak istemem ama bana öyle geliyor ki, hepimiz bir üst bilinçten kendi hayatlarımızı yazıyoruz.
İnsan, öleceğini bilen tek canlı olduğu gibi, yalnızlığının bilincinde olan tek varlıktı ve ömrü tıpkı ölümü inkâr etmeye çalışmak gibi yalnızlığını inkâr etmeye çalışmakla geçiyordu.