Eğer bir şeye sistem bizi alıştırmamış olsaydı hiçbir yol kat edemez ve sürekli bir yabanilik içinde oradan oraya sav. rulurduk. Bu, alışkanlığın sürekli var olan ve hayatı normal yaşamamız için gerekli olan kısmıdır. Fakat ele aldığımız kısım bu durumun tam tersi. Yani şu anki küresel sistem, anladığını sanan insanı tam da bu alışkanlık ve bağımlılık tuzakları üzerinden yeniyor. Var olan her türlü içeriği dürtülerinizle ilişkilendirmeyi başaran sisteme karşı kendinizi korumak zorundasınız. Hayat, alışkanlıklar üzerine kurulan devasa bir sistemdir. Anlaşılması gereken, bu sistemde şeytanın ipleri tamamen eline almak için son savaşına giriştiğidir. Alışkanlık batağına düştüğün ekranlar, sosyal medya, WhatsApp, Facebook, Netflix gibi tüm unsurlar uyaranlarla doludur; sistemli bir şekilde seni, kararlarını, dönüşümünü ve duygu dünyanı ele geçirecek şekilde tasarlanmıştır. İpler onların eline geçtiğinde ruh sağlığını kaybeder, üretkenliğini yitirir ve sağlıklı düşünemez hale gelirsin. Aşırı stres, hiçbir şeyden keyif alamama, kaygı bozukluğu, kararsızlık, odaklanamama ve çalışma hayatının yerle bir olduğu bir dünya... Ekran detoksu gibi kısa çözümler yerine alışkanlıklarına savaş aç. Alkol, sigara, kumar ve uyuşturucudan çok daha derin ha-sarlar bırakan tüm ekranlar yapay zekâ ile desteklendiğin den beri sokak kaoslarının bile en önemli katalizörüdür. Tüm vaktinin o ekranlarda geçirilmesi üzerine tasarlanan algoritmalar artık duygu ve kararlarının da sahibidir. Tembelliğini, siyasi seçimlerini, histerik arzularını, ruhunun ritmini ve kararlarını şimdilik ekranlar belirler ve zevk alarak alıştırıldığın için sonunda düşünemez ve üretemez olursun.