Godot

Godot
@Reckls
Gösterişin,torpilin,kibrin ve sayamadığım binlerce putun kol gezdiği bu çağda;bir Bakışın,bir duruşun,bir hayatın sadeliğine inanıyorum...
Bir şiir gibi...
“Bir şiir gibi nârin ve sevdalıydı o geçen zaman.”
Reklam
Bence:
Askeri fabrikalar yerine TRT ‘yi satalım,sırtımızdan kambur insin.
Filiz ali(Sabahattin Ali’nin kızı)
Filiz Ali: Umut burada… Bu topraklar, bu ülke bizim Hrant Dink’in 19 Ocak 2007’de vurulduğu yerde saat 15.00’te yapılan anmada bu yılki konuşmayı Filiz Ali yaptı. Ali’nin anmada yaptığı konuşma şöyle: “Sevgili Hrant, 12’nci kez, seni aramızdan alan karanlığa karşı, senin ve ailenin yanında durmak için, ellerinle kurduğun, büyüttüğün gazeten Agos’un önündeyiz. Bizi acılarda akraba edenlerin kurdurduğu ve ne yazık ki her geçen gün büyüyen geniş ailemizin en eski üyelerinden biri olarak sesleniyorum bugün sana. Babam Sabahattin Ali, 1948 yılında, karlı bir sabahta, benim ve annemin birkaç poz fotoğrafını çektikten sonra, Ankara’dan İstanbul’a doğru yola çıktı, bir daha geri dönmedi. Gözaltında kaybedilen ve akıbetini hala bilemediğimiz babam ne yazık ki bu ülke tarihinin ne ilk ne de son kaybı oldu. Babamı ‘milli hislerle galeyana geldiği için’ öldürdüğünü söyleyen katilin, seni öldüren ve sonrasında bayrağın önünde poz veren katilden farkı yoktu. Sabahattin Ali 70 yıldır kayıp. Olayın iç yüzü, bugüne kadar gelmiş geçmiş iktidarlar tarafından ısrarla aydınlatılmadı, tıpkı iktidarın seni öldürenlerin ‘Ankara’nın karanlık dehlizlerinde kaybolmasına izin vermeyeceğiz’ demesine rağmen cinayeti aydınlatmamış olması gibi… Sabahattin Ali gibi tanınmış, sevilen bir yazarın hunharca öldürülmesinin yarattığı dehşet ve korku, toplumu suskunluğa sevk ederken, öte yandan her türlü muhalefeti sindirmeyi vazife bilen karanlık güçlere de cesaret verdi. Her on yılda bir tekrarlanan askeri darbeler ile karanlık güçler denen, aslında içimizden birileri, diğerlerini yok etmeye devam ettiler. Öldürülen gazeteciler, yazarlar, sanatçılar, bilim insanlarının ardından toplumda gitgide derinleşen ve hiç bir biçimde tedavi edilemeyecek yaralar açıldı. Filiz Ali (Fotoğraf: Miran
Eski bir inanışa göre :
“Her iç çekişte kalp bir damla kan kaybedermiş.” -William shakespeare/Hamlet
ALLAH’IN BİLDİĞİNİ KULDAN SAKLAMAK
KIRIKKALE’ye Spor Toto’nun katkılarıyla İslami İlimler Fakültesi yapılacakmış. Bu durum da inşaatın yanına asılan anlı şanlı bir tabelayla ahaliye ilan edilmiş. Yeni Akit gazetesi durumdan rahatsız olmuş. “Bu ne iştir? Kumar parasıyla İslami İlimler Fakültesi mi yapılır” falan diye yayın yapmış. Bunun üzerine çare bulunmuş. Spor Toto’nun katkısı devam edecek... Ancak tabela oradan kaldırılacakmış. Allah’ın bildiğini kuldan saklamak denilen şey bu değilse nedir Allah aşkına?
Reklam