Güneş ışığında vardiyaya adımımı atarken
Portmantoya en karanlık gecemin
Korkularını astım
Parça parça hayallerimi de astım
Kapkara bir vizyon
Beni çağırırken
Parayla ve onun neler alabileceğiyle ilgili ilk gerçek dersimi alıyordum.
İnsanın eli bir kere para gördü mü çok da olsa yetmiyor.
Katya'ya gelince yatlar kürkler mücevherler artık onun tutkusu haline gelmişti. Bir bakıma benim emprezaryom da oydu.
Şantaj yapıyordu bana. Yavaşça.
Sevgiyle.
Becerikli biçimde.
Ben onu tanıdığımda içi boşalmış bir kabuk insandı.
Tüm canlılığı ve orijinalliği kemirilip bitirilmişti.
Parti'de kalan diğerleri gibi o da yalnızca başkalarının sesi haline indirgenmiş söylemesi emredilen sloganları söyleyip duruyor düşünmesi emredilen şeyleri düşünüyordu.