Her insanın kırık yerleri vardır geçmişimizden veya bugünümüzden , önemli olan bu kırık yerlerinden akan sızıntıyı bir çöküş olarak değil de bir arınma süreci olarak kabul etmeliyiz .
Yazar kendi kırıklarımızla yüzleşmemizi istiyor umutsuzluluk değilde yolumuza devam etmemizi hayatımıza bambaşka bir pencereden bakmamızı istiyor.
Zayıflılığın insan olmanın bir parçası olduğunu insanların iç dünyasındaki acılarla yüzleşmemizi hayatımızın kırık yerlerinden dışa vuran sızıntıyla karamsarlığın dışında yeni bir doğuşun farkındalığına varmamızı sağlıyor.
Geçmişden gelen hatıralar kokular mekanlar tatlar eşyalar aslında bugün bizlerin hayatımızı şekillendirmemizi sağlamamıza ve iç dünyamızla yüzleşmemizede vesile olmaktadır bizlere.
Kitabın her sayfasında çoçukluğumu gördüm ve bu beni açıkcası cok mutlu etti.Nostalji ağırlıyla geçmişe bi özlem duyuyorsun tekrardan.
Kitap felsefi bir deneme olarak değerlendirilebilir.içsel sorgulamalar varoluş konuları dikkat çekici güzel ve etkileyici bir deneme türü.
Keyifle okuduğum bir eserdi.