Akhilleus ancak hem adamlar hem de atlar ter içinde kalıp yorgunluktan tükenince kendi arabasından indi, musalla taşının yanına gidip Hektor'un kanıyla kıpkırmızı ellerini Patroklos'un göğsüne koydu. "Hektor öldü." dedi ona. "Sana söz verdiğim her şeyi yaptım. Artık uyuyabilirsin."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
... nasıl bir anne daha doğduğu an oğlunun yasını tutmaya başlar? Annesinin kederiyle sarmalanmış olarak büyümüştü. Güçlüydü, sağlıklıydı, hiç değilse annesi çekip gidene dek öyleydi ama bunların önemi yoktu. Ölümlü doğmuş olmasından ötürü hiçbir şey annesini teselli edemezdi.
"Adamlarımız ölüyor, Troyalılar değil, düşmanlar değil, senin tarafındakiler, sana hayran olan, neredeyse sana tapan adamlar ama umurunda değil, öyle mi? Kendi şerefin haricinde hiçbir şey umurunda değil, bir o, bir de özür dilenmesi. Ölüyorlar, Akhilleus. Onları kurtarabilirsin ama kurtarmayacaksın. Şeref bunun neresinde?"