Sonunda bu şehre saplanıp kaldım. İstanbul, seni yaralar ve iyileştireceğini vaat etmez dediler. Buna rağmen kaldım bu şehirde. Mis kokulu bir bataklık gibi, hem beni içine çekip eritti hem de vazgeçilmez kokularla kendine meftun etti. Benim serüvenim de bu işte …
Eğer kalbinizde görünmeyen bir yara varsa, aşk acısı çekiyorsanız kurbağanın yağını değil, löp diye hayvanın kendisini de yutsanız yine de bir halta yaramaz.
Yaşamak ile var olmak aynı şeyler değil. Aralarında sonsuz bir boşluk var ve hepimiz o boşluğun içinde debeleniyoruz. Aynı çerçevenin içinde sırtımızdaki türlü yüklerle, omzumuza mühürlenmiş ucu kim bilir kimin elinde olan iplere bağlı olarak bıkmadan, usanmadan aynı oyunları oynamaya devam ediyoruz.