Eğer her eş diğeri ile kendisi ile ilgilendiğinden daha çok ilgilenirse ortada bir eşitlik meydana gelir. Eğer böylesi içten bir adanma olursa, iki eş de ne bastırıldığını ne de gölgede bırakıldığını hisseder.
...Diğerinin yaşamını kolaylaştırmak ve zenginleştirmek ikisinin de çabası olmalıdır. İki kişi de değerli olduğunu ve ihtiyaç duyulduğunu hissetmelidir.
Aşk ve evliliğin, iş birliğinin bir yönü olduğu kolaylıkla ispat edilebilir; üstelik yalnızca iki kişinin refahını değil tüm insanlığın refahını gözeten bir iş birliğidir.
Bir insandan bütün beklentimiz ve ona verebileceğimiz en büyük övgü iyi bir iş arkadaşı olması, toplumun diğer fertlerine iyi bir dost olması ve aşk ve evlilikte gerçek bir eş olmasıdır.
Esas olarak kendi çıkarlarının ve kişisel üstünlüklerinin peşinde olan bazı insanlar vardır. Bu insanlar yaşama öznel bir anlam yüklerler; onlara göre yaşam sadece onlar içindir.
... Bu nedenle böyle insanların toplumun diğer fertleriyle iletişim kuramadıklarını görürüz.
Geride yalnız katkı sağlayan insanların eserleri kalmıştır. Onların ruhu yaşamaya devam eder, sonsuzdur. Eğer çocuklara eğitim verirken bunu temel alırsak iş birliği yapmaya doğal bir ilgiyle büyüyeceklerdir. Zorluklarla karşılaştıklarında zayıf düşmeyecek, en zor sorunlarla bile yüzleşecek ve onları ortak çıkar kapsamında çözecek kadar güçlü olacaklardır.