Tukama

Tukama
@Reso
9 Ekim 1941 tarihli Türk-Alman ticaret anlaşmasıyla birlikte Türkiye, Almanya’ya krom ihraç etmeye başlamıştı ve bu, büyük sıkıntılar içerisinde olan Türkiye ekonomisi için büyük bir gelir kaynağı demekti. Türkiye, Almanya ile krom anlaşmasını 1944 Nisanına kadar iptal etmedi ve diplomatik ilişkilerini aynı yılın Ağustos ayına kadar kesmedi.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sovyetler Birliği’ndeki Türki halkları ayaklandırmak ve Sovyetler’e karşı kendi yanlarında savaşmalarını sağlamak Nazi savaş stratejisinin bir parçasıydı. Almanya, bu süreçte Türkiye’deki propaganda faaliyetlerini artırırken, Sovyetler Birliği’ne karşı Türkiye’nin de Almanya’nın yanında savaşa girmesi yönünde propaganda yapan yayınları el altından destekliyordu. Tek parti yönetimi buna müsamaha gösterdi ve bu süreçte Türkçü faşizmin etkinliğinin artmasına göz yumdu. Bunun sebebi ise, tek parti yönetiminin hem Alman gücünün dorukta olduğu bir dönemde Almanları yatıştırma çabası hem de Sovyetler Birliği’nin çökeceğine ilişkin umutlarıydı.
Türkçü faşizm, II.Dünya Savaşı’nın başlamasıyla birlikte etkinliğini artırma çabası içine girmişti. Nazilerin 1941’de Sovyetler Birliği’ne savaş ilan etmesi ise Turan hayallerinin gerçekleşebileceğine olan inancı bir kez daha diriltti.
“Her Şeyin Üstünde Türk Irkı” başlığıyla çıkan Bozkurt’ta yayınlan yazılarda, kan esasına dayalı, militarist bir ırkçılık savunuluyor, şiddetli bir komünizm karşıtlığı yapılıyor, ırk sağlığından ve öjeni fikrinden bahsediliyordu.
Atsız Mecmua ile ilgili kaydedilmesi gereken küçük bir not, sonradan solcu olarak tanınacak ve Atsız tarafından Şükrü Saracoğlu’na yazılan iki açık mektupla jurnallenecek iki ismin, Sabahattin Ali ile Pertev Naili Boratav’ın derginin yazarları arasında olmalarıdır. Üstelik Atsız’a göre bu dönemde hem Ali hem de Boratav koyu Türkçülerdir.