Kurak bir ilkbaharın koynunda filizlenip
Yüreğimi süsleyen gül dü mehtabım benim
Misk u amber kokulu bir semadan seslenip
Kapkaranlık geceme güldü mehtabım benim
Nice bin kez tutuştum ateşiyle sevdanın
Küle döndüm, zamansız gurbetin de ferdanın
En talihli mahkumu ben miyim bu zindanın
Kollarını açarak geldim mehtabım benim
O ne müthiş cazibe, yıldızları deliyor
Kınalı saçlarından kahkahalar geliyor
Bir bakışı kavrulan ruhumu gölgeliyor
Aklımı başımdan ah, aldı mehtabım benim
Hücre hücre kuruyup Mecnun bir çöle döndüm
Perdelendi gözlerim ıssızlığa büründüm
Bunaldım, acze düştüm, kuytularda süründüm
Dare çeken celladım oldu mehtabım benim
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hangi yıldızdır bilemem, gözlerin
Kayarda üzerime Rüveyda
Önce tuhaf bir deprem yayılır bedenime
Sonra açılır önümde ızdırap vadileri
Silik renkleriyle adımlarıma
Çözülmeye yüz tutan bir mazi mühürlenir
Hayalin bittiği menfeze doğru
Alaca bir at koşar içimde
Zamansız, mekansız nefese doğru
Hocamızın yüreğinden kopan şiirleri hayal dünyamızı aydınlatan bir fener gibidir. Karanlıkla kaplı dünyamızın nura ihtiyacı vardır elbet ve bu ihtiyacı bir nebze olsun hocamızın şiirlerinde giderebiliriz. Bazı şiirleri anlamak için bir kaç defa okuyabilirsiniz. Şiir kitapları diğer kitaplar gibi bir seferlik okumayla bitmez. Ruhun daima nura ihtiyacı vardır....
Yankı ve HüzünNurullah Genç · Timaş Yayınları · 2021938 okunma