“ Dünyada hiçbir erkek, asla kavuşamayacağını bildiği bir kadını onun sevdiği gibi sevemez, sevdiği kadının bir eş ve anne olduğunu bildiği halde, onu böylesine temiz duygularla fakat kararlı bir biçimde sevmeye devam edemezdi.”
Uzun zamandır okuduğum en etkileyici kitaplar arasına giren bu klasiği okumakta biraz geç kalmışım. Hikaye çok heyecanlıydı son 100 sayfayı nefesimi tutarak okudum. Okuyacaklara ipucu vermek istemediğim için incelemede detaya da giremiyorum ancak kurunun yanında yaşın yanması da kalbimi kırdı. Muazzam bir eserdi.
Talan ve soygun öyle bir hal almıştı ki yemeye azıcık et bulsak adamlarından biri görür de elimizden alır korkusuyla, kapıları,panjurları kapatıp yiyorduk.
Kederli kederli yükseldi güneş; güneş ışıklarının vurdugu hiçbir şey, yüreğindeki iyi niyeti ve sahip olduğu yetenekleri doğru kullanma becerisinden yoksun, kendi iyiliği ve mutluluğuna zerre kadar hayrı olmayan, kendi çürümüşlüğünün farkında olduğu halde bu çürümenin onu yiyip bitirmesine izin veren bu adam kadar kederli olamazdı.