Benim kimliğim bana ait.
Hiçbir dile tam sığmaz,
hiçbir ahlaka tam oturmaz.
Çünkü ben,
biçimsizliğin estetiğiyim.
Arzunun ve suskunluğun arasında kalmış
bir kelimenin ilk harfiyim.
-Reynal
Kadın kimliği, sadece bir ruh değil, aynı zamanda bir bedendir.
Beden, kadın kimliğinin en somut yansımasıdır; ama aynı zamanda en çok kontrol edilmeye çalışılan yönüdür.
Kadın bedeni, tarihin en eski zamanlarından bu yana, toplumlar tarafından şekillendirilmiş, hapsedilmiş bir alandır.
Bir kadının bedeni, bazen bir nesneye dönüştürülür, bazen de bir savaş alanına.
Ama bu beden, kimliğin başlangıç noktasını oluşturur.
Beden, kadının yaşadığı dünyaya dair bir parça, bir hafızadır.
Toplum, kadının bedenini şekillendirirken, aslında onun kimliğini de şekillendirir.
Kadın, bedeninin her bir kıvrımında, her bir çizgisinde bir anlam taşır.
Ama bu anlam, yalnızca toplumun yüklediği anlam değildir.
Kadın bedeni, aynı zamanda kadının kendini keşfetmesinin, sınırlarını bulmasının bir haritasıdır.
Ve bu harita, kadının kimliğine dair her şeyin başladığı yeridir.
Kadın kimliği, bedende kaybolmaz; o, bedenin içindeki derinliklerde gizlidir.
...
Dudaklarında kırmızı bir manifesto:
Sen susmazsın.
Sen eğilmezsin.
Sen sevişirsin ama boyun eğmezsin.
Çünkü senin bedenin,
başkasının tapınağı değil
kendi inancının kıblesidir.
...
-Reynal