İdeal eş, sağlam bir inanç ve köklü bir iman sahibidir. O, Rabbine basîret üzere kulluk yapar. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in hayatını, yaşamı için bir kaynak kabul eder ve selef-i salihînin ahlâkını uygular.
Güçlü bir iman ve sağlam bir din, tek başına aile hayatının başarısı ve mutluluğu için yeterlidir. Çünkü güzellik yok olabilir veya gidebilir; mal da belalara neden olabilir. Din ise yok olmayacak, tam aksine mutlu günlerin devamını sağlayacak bir bağdır.
Kadının takvası, eşler arasındaki yakınlığı arttırır. Hayatlarında karşılaştıkları zorlukları küçümsemelerini, üstesinden gelmelerini sağlar.
Muttakî kadın, görev ve sorumluluklarını bilir. Bu nedenle, her hak sahibine hakkını vermek için çaba gösterir.
Kocasının haklarını yerine getirir. Çocuklarına nasihatte bulunur ve onları güzel bir şekilde yetiştirir.
Kadının övülen zenginliği, takvaya bağlıdır. Dolayısıyla mal, saliha kadının kalbinde değil, elindedir. O, malını hayırlı işlerde, ailesinin menfaati ve mutluluğu için kullanır.
Ebu Hureyre radıyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
"Kadın, dört şey için nikahlanır: Malı, asaleti, güzelliği ve dini için. Sen, dindar olanı seç ki, bereket bulasın."
(Müslim)