Evliliğin getirdiği fiziksel ve duygusal rahatlamayı yaşamamızı sağlayan Allah'ın rahmetidir; bunu kendimize yasaklamak ise nebevî yolu reddetmekle eşdeğerdir.
Evlilik bir Müslüman'ın ruhsal durumunun doğal, ayrılmaz ve olumlu bir tarafı olarak görülmeli, bekârlık ve ruhbanlık gibi hâller ise sapma ve 'aşırı' davranış olarak kabul edilmelidir.
Tevhid evliliğin neresinde var? Bu sorunun cevabı açıktır; erkekler veya kadınlar, hayatta ne kadar bağımsız olduklarını iddia ediyor olsalar da duvara tosladıkları yahut dibe vurdukları bir an olacak ve bir eşleri olmadan hayata devam edemeyecekler. Nitekim kendi başımıza olduğumuzda zayıf, evlendiğimizde ise daha güçlü oluruz. Allah ise kendisi hakkında şöyle buyurmuştur:
"Gerçekten Rabbimizin şanı çok yücedir; o ne bir eş ne de bir çocuk edinmiştir."
Onun tam tersine insanlar olarak sevgiye, arkadaşlığa ve desteğe olan derin ve doğal özlemimiz nedeniyle, kendi türümüzden bir eşin getireceği rahatlık ve destek olmadan zorlanırız.
"Allah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisiyle huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir."
Temelde, hayatımız basit ifadeyle kozmik bir yolculuktur ve evlilik de bu yolculuğu kolaylaştırmanın anahtarıdır; ta ki eşimizle nihaî hedefimiz olan Allah'ın rızasına ulaşana kadar.
Evlilik bağınızın kalitesi, hayatın fırtınalarını atlatmanızı sağlayacak bir araç olabilir ve kontrolünüz dışındaki unsurlara karşı yanınızda sürekli bir destek bulunmasını sağlayabilir.