Nutuk, yalnızca bir tarih anlatısı değil, bir milletin yeniden doğuşunun en güçlü tanıklığıdır. Mustafa Kemal Atatürk’ün 1927’de altı gün boyunca kürsüden aktardığı bu eser, yıkılmış bir imparatorluktan nasıl bağımsız bir Cumhuriyet doğduğunu, hangi zorluklardan geçilerek bugünlere gelindiğini gözler önüne serer. İçinde yalnızca savaşların, kongrelerin ve diplomatik süreçlerin kronolojisi yoktur; aynı zamanda bir halkın iradesine, özgürlüğüne ve geleceğine sahip çıkışının coşkusu vardır.
Atatürk, Nutuk’ta olayları bir liderin sakin ama kararlı sesiyle anlatırken, her cümlenin ardında ulusa duyduğu güveni ve inancı hissettirir. Onun üslubu, kimi zaman sert bir hesaplaşmayı, kimi zaman derin bir sorumluluk duygusunu, kimi zaman da geleceğe duyulan sarsılmaz umudu taşır. Nutuk’un bu yönü, onu sadece okunacak değil, hissedilecek bir metin haline getirir. Bir milletin, “ya istiklal ya ölüm” diyerek ayağa kalkışının bütün ruhunu sayfalara yansıtır.
Bu eserin yazılması ve sonraki nesillere aktarılması çok mühim bir meseledir. Yeni gelen neslin Cumhuriyet ve Atatürk bilincinde yetişmesi bu devletin ve milletin geleceğini inşaasında çok önem taşır.
*Benim okuduğum bu baskı 600 sayfa gözünüzü korkutmasın, 400 sayfa nutuktan oluşmakta 200 küsür sayfa belgeleri oluşturuyor lütfen okuyun okutturun.
AZİZ ATATÜRK VE SİLAH ARKADAŞLARININ RUHU ŞAD OLSUN !