Toprağın bağrını açsaydın eğer, onda henüz iyileşmemiş pek çok yara görürdün. İnsanlığın; yaşam, kendilerini boşamadan önce, babalarının kabirle evlendirdiği, diri diri toprağa gömülen kız çocuklarının mezarlarıdır bunlar. Ve bu mezarları erkeğin günahkâr eli kazmıştır.
Geçmiş asırların tünellerin yürüseydin eğer, gözyaşı ve hıçkırık dalgaları seni boğardı. Savaş tutsaklarının ve dullarının gözyaşları ve hıçkırıklarıdır bunlar. Savaşı ise, erkeğin ham arzularından başkası çıkarmaz.
Hayatıma yemin olsun ki, acıdan kurtulmak için başvurduğumuz çözümlerin tamamı uyuşturma türlerinden başka bir şey değil. Ve bizler, kendimizden kaçtıkça acıdan acıya, ölümden ölüme kaçmaya devam edeceğiz.
Tanrı gibidir bilgi ve her yerdedir o. Onu her yer dışında bir yerde arayanlar, Tanrıyı sadece tapınaklarda arayanlar gibidirler. Ne Tanrı sadece tapınaklardadır ne de bilgi yalnızca ilmî enstitülerdedir oysa.