Biri için ya da birini düşünerek değil, sadece kendime dair bir noktadan yaralamıştı beni. Bir porselen bebeğe benziyordum dışarıdan bakıldığında ve bana genelde dışarıdan bakılırdı. Bu yüzden görülmezdi kalp kırıklarım, yamayamadığım delikler, üst üste yapıştırdığım yara bantları... Çünkü insanlara göre her şey harikaydı. Saygın bir ailesi güzel bir evim, iyi arkadaşlıklarım, başarılı bir eğitim hayatım, vakit ayırabildiğim yeteneklerim, sahip olduğum ya da özenle dekore edilen görünüşüm vardı. Üstelik yakın bir zamana kadar mutsuz değildim, şikâyet etmiyordum. Belki mutlu olduğumu da söyleyemezdim ama insan gözleri kapalıyken aynada kendini göremez ve bu sorun değildir. Çünkü hiçbir şeyi göremez. Her yer karanlıktır. Ancak gözlerimiz açıldığında aynada hâlâ kendinizi göremiyorsanız dünyanın en korkunç filmidir yaşadığınız an. Eğer hiç ışık olmayan bir odadaysanız sizi ürküten şey nesnelerin nerede olduğu değil, sizin nerede olduğunuz İnsanın korktuğu ilk şey kendine rastlayamayışıdır bu dünyada.
Ne hissettiğini bilmiyorsun ya da bilmek istemiyorsun, bu yüzden kaçıyorsun aslında. Kendi kafanı bile karıştırmaya çalışıyorsun çünkü suyun yüzeyine çıkan tek bir hisle baş etmektense suyun dibindeki hisler bütünüyle baş etmek daha kolay geliyor sana. Baştan sona, tam anlamıyla büyük bir karmaşa. Ancak bana sorarsanız ahenk derdim. Bir his değil belki ama bir durum. Safir, bir his değil belki ama bir anlamıyla büyük bir karmaşa. Ancak bana sorarsanız ahenk derdim. uyum. Birçok zıtlığın kesiştiği ortak nokta ve öngörülemez bir uyumun kendisi. Karmaşanın yarattığı bir ahenkti hissettiği.
Belki de bu yüzden gelmelisin, kaçmak için. Yüzleşmek istersen yüzleşirsin ama kaçmak istersen notalara da saklanabilirsin. Aslında müzik aynı zamanda bir kaçış yoludur. İnsan farkında olmadan ihtiyacı olan neyse onu bulur, müzik sadece bir araç. Eğer kaçmak istersen kaçarsın, müzik tutar elinden. Eğer bulunmak istersen saklandığının yerde bulunursun, müzik tutar elinden.
Belki de haklısın, belki de bu kadar üzerine düşmemeliyim çünkü insan birini seviyorsa saklayamaz, değil mi? Birini seviyorsa onu şüpheye düşürmez, bekletmez. Beklemez de. İçinden sevgi taşar insanın, sığmaz kabına, istese de sığamaz Sen boşaltmaya çalışırsın içini ama sevgi bir nehir gibi sen taşana kadar dolar içine. Kaçamazsın da. Eğer bir insan birini seviyorsa delirebilir uğruna, aklını yerinden eder ama onu yerinden etmesine aklı izin vermez