Eser, insanlık boyunca süregelen hakikat arayışını İbn Tufeyl'in metaforuyla okuyucuya iletilen felsefi yapıtların başında yer alıyor. Eserde kişinin kendi özüne ve yaratıcıya sosyal çevre birikimi olmadan yalnız aklî çıkarımlarla ulaşmasının mümkün olup olmadığı sorgulanıyor. Bu nedenle Hay, sosyal ortamdan izole bir ormanda ceylanların yetiştirdiği karakter olarak zikrediliyor. Hay karşılaştığı türlü olaylarda insana hayat veren özün mahiyetine ulaşmaya çalışıyor. Eserin sonlarında ise ormandan ayrılıp toplumun içine karışıyor ancak insanlara anlattıklarının karşılık bulmamasıyla kendi adasına geri dönüyor. Bu yönüyle eserde her ne kadar kendi içimizde hakikat arayışında olsak da sosyal kimliği bir kenara bırakmanın mümkün olmadığı, ulaşılan hakikatlerin insanlar nezdinde istenilen ilgiye ulaşmadığı durumunda ise kendi kabuğuna çekilmenin kıymetine değinilmiş oluyor.