Her şey bir fırtınayla başlamış ve bir bakıma o fırtına hiç dinmemişti. Nina hayatına rüzgârla ve yağmurla girmiş, dünyasını altüst etmişti. O gün bugündür de bir türlü kendine gelememişti.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Duanı istemiyorum," dedi Kaz.
"Ne istiyorsun öyleyse?"
Eski yanıtlar hemen aklına geldi. Para. İntikam. Jordie'nin kafamın içindeki sesinin sonsuza dek susmasını. Fakat içinde farklı bir yanıt oluştu; şiddetli, ısrarcı ve nahoş. Seni, Inej. Seni.
Hain, cadı, lanetli yaratık. Tüm bu kelimeler aklına hücum etti ama başka sözcükler de geldi: güzel, çekici. Röed fetla, demişti Matthias ona; küçük, kırmızı kuş. Grisha Sınıfı'nın renginden esinlenmişti. Sevdiği renkten. İçindeki o zayıf iradeli sesi bastırarak parmaklarını biraz daha sıktı.
"Sen insanlara hediyeler dağıtmazsın. İş ne?"
"İmkansız bir iş. Ucunda neredeyse kesin ölüm var. Başarı olasılığı çok düşük. Fakat üstesinden gelebilirsek..." Durakladı.
Parmakları yeleğinin düğmelerinde, bakışları dalgın, neredeyse hülyalıydı. Inej, Kaz'ın kulak tırmalayıcı sesinde böylesine bir heyecanı nadiren duyardı.
"Üstesinden gelebilirsek mi?" dedi Inej.
Kaz ona sırıttı. Anı tebessümü, gök gürlemesi gibi sarsıcı, gözleri koyu kahve kadar siyahtı. "Karun gibi zengin olacağız, Inej. Karun gibi zengin."
Bay Brekker, sana anlattıklarımı bir an durup düşünmeni istiyorum. Duvarlardan geçebilen adamlar; bundan böyle hiçbir kasa ya da kale güvenli olmayacak. Kurşunu ya da herhangi bir maddeyi altına çevirebilen, dünyanın özünü değiştirebilen insanlar; para piyasaları kargaşaya sürüklenecek. Dünya ekonomisi altüst olacak."